2009 yılı benim adıma (Mustafa) enteresan bir yıldı… Nihan’dan, ailemden ve arkadaşlarımdan senenin başında ayrı kalmıştım….
2008 yılbaşı günü ise Ağrı-Doğubeyazıt Mekanize Piyade Tugayı’nın 3. Taburunda -28 derecede sigara dumanına boğulmuş Er Gazinosu’nda (bkz. cem yılmaz) televizyonda yılbaşı programı izliyorduk…
Komutanlar saolsunlar, o gece için bizlere büyük bir kıyak geçmişler, çerez ve ballı muz ikram etmişlerdi.
Ballı muzumu yiyip, çerezleri kamuflajımın cebine doldurup moral bozukluğu ile 2008 yılında insanlar özgürce eğlenirken ben koğuşa gidip akşam 9 gibi uyumuştum.
(Bu arada ballı muz ikramı o yoklukta muazzam bir kıyak olmuştu, asla unutmam :) )
2009 yılı askerlik, işe tekrar başlama, iş değiştirme, tanışma-söz-nişan-düğün hazırlıkları derken geçiverdi, benim adıma da “toparlanma” yılı oldu.
2010 yılına Nihan’la beraber giriyor olmamın bu sıkıntıların ardından benim için anlamı çok büyük. Nihan gibi dünya tatlısı bir insanın hayatımda olmasından ve (inşallah) uzun yıllar beraber olacağımızdan çok memnunum.
Askere gitmemin üzerinden bir sene geçmesine rağmen, özgürlüğün, insanın sevdikleriyle beraber olmasının kıymetini daha iyi anlıyorum.
(Duygularımı paylaşmak istedim :) )
Hepinize nice mutlu yıllar dileriz, inşallah 2010 yılı sizin için de güzel geçer.
Yorum Yazın